BAKİ KALAN SALİH AMELLER

BAKİ KALAN SALİH AMELLER

BAKİ KALAN SALİH AMELLER

BAKİ KALAN SALİH AMELLER

 

 

İnsan kâinâtın serbest varlığıdır. İstemiyle istediğini yapabilir, düşünüp görüşebilir. Her an bir hasılatın peşinde koşar. Kazandığı şeyler ise esasta ikiye böler. Bunların bir kısmı mahdud ve geçicidir. Değişik kısmı ise sonsuz ve kalıcıdır.

 

 

Yüce Rabbimiz reelin ne olduğunu sarih bir biçimde bildirmiş ve kullarını hür vazgeçmiştir. “Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin” emretmiştir. Doğru karar vermelerine destekçi olmak için de inkâr edenlerin karşılaşacağı ceza ile iman edenlerin kazanacağı mükâfâtı bildirmiştir. Hele iman edip sâlih ameller işleyenlerin ecrini asla zâyi etmeyeceğini haber vermiştir. el-Kehf 18/30 Onlar bu hasılatlı işlerinin karşılığını sonsuz cennetlerde ebedîye kadar alıp duracaklardır. Hem de aynen değil, kat kat aşırısı ve en hoş hâliyle…

 

Günlük yaşamımızda geçici nimetlerin hâlini sürekli izleriz. Meselâ baharda yağmur yağar, her taraf yeşerir, rengârenk çiçekler açar. İki hafta geçmeden bu hoşum renkler solmaya başlar. Bir vakit sonra sararır. Biraz sonra da kuruyup yelin savurduğu çer-çöp hâline geliverir. el-Kehf 18/45 Bu misal gözümüzün önünde her yıl yinelenir. Âkıbeti ise kıyamettir. Dünya bir daha baharı göremez ve yok olup gider. Fânî hasılatların sonu hep bu biçimdedir. Ama kalıcı amellerin hasılatı hakikat kıyametten sonra başlar ve asla yok olmaz. Allah Teâlâ şöyle emrediyor: “Servet ve oğullar, dünya yaşamının ziynetidir; bâkî kalan sâlih ameller ise Rabbinin nezdinde hem sevapça daha hayırlı hem de ümit bağlamaya daha lâyıktır.” el-Kehf 18/46

 

 

TÜKENMEYEN KAZANÇ ANCAK ALLAH İLE YAPILAN ALIŞVERİŞLERDE ELDE EDİLİR

 

 

Mülk, mal ve evlat da bir nimettir. Yaşamın ziynetidir. Ama onlara takılıp kalmamak gerekir. Aksine onları sonsuz hasılatın anaparası kılmak lâzımdır. Şunu unutmayalım ki bitmeyen, tükenmeyen hasılat ancak Allah ile yapılan alışverişlerde elde edilir. Allah c.c kuluyla ticaret yapar. Onun canını, müddetini ve mülkünü satın alır, karşılığında ebedi nimetler ihsân eder. Allah kulunun canına ve mülküne çok büyük bir bedel biçmiştir. Başka kimse onu veremez. Kulun canını vermesi, yalnızca şehit olması anlamına gelmez. Sıhhatini, müddetini, usunu Allah yolunda kullanması da buna dâhildir. Allah ile alışveriş yapan şahıs, canını yalnızca Allah’a itaatte kullanır, mülkünü de ancak Allah yolunda harcar.1 İşte vakıf insanlar bu ticarete giren mertlerdir. Ne harikulade bir ticarettir bu! Satın alan Allah Teâlâ, fiyat Cennetü’l-Me’vâ, taşıtı ise Muhammed Mustafa s.a.v…

 

Zamanla tükenen hasılatların peşinde koşanlar da gerçeğinde onları sonsuz varsayarak çalışırlar. İblis onlara öyle hayal ettirir. Çünkü hiç kimse fânîliği istemez. Âhirete inanmazlar ama “varsa dahi orada da bu mülk ve evlat bana verilir” diye düşünürler. Ancak bir vakit sonra hayal kırıklığına uğrarlar. Hiç bitmeyecek varsaydıkları şeylerin yok oluşunu acıyla izlerler. Nimet varsaydıkları şeylerin çileye dönüşünü görürler. Dolayısıyla dünyada nefsi yenerek kalıcı gibi görünen sahte ziynetlere değil, gerçekten sonsuz olan işlere yönelmek gerekir. “Allah, doğru yola gidenlerin hidâyetini artırır. Bâkî kalacak olan sâlih ameller, Rabbinin nezdinde hem ödül bakımından daha hayırlı, hem de âkıbetçe daha iyidir.” Meryem 19/76

 

Peki bu âyetlerde bahsedilen kalıcı sâlih ameller nelerdir?

 

Rasûlullah s.a.v bir gün;

 

“–el-Bâkiyâtü’s-Sâlihât’ı kalıcı sâlih amelleri çok söyleyin!” emrettiler. Ashâb-ı kirâm:

 

“–Onlar nelerdir ey Allah’ın Rasûlü?” diye sordular. Allah Rasûlü s.a.v;

 

“–el-Milletü, başka bir deyişle dinin özüdür” emrettiler. Tekerrür sorduklarında Efendimiz s.a.v yeniden aynı yanıtı verdiler. Dördüncüsünde ise;

 

“–Tekbir, tehlil, tesbih, tahmid ve lâ havle ve lâ güce illâ billâh” emrettiler. Ahmed, III, 75

 

el-Milletü, din demektir. Başka Bir Deyişle bu laflar dinin tamamını ihtiva eder, özünü teşkil eder. Bunlar dinimizin esas zikirleridir ve ona mahsus laflardır. Onları ancak bu dinin üyeleri öğrenir. Bu laflar müslümanın dilinden hiç düşmez. Bunları insan ne kadar kalbinin derinliklerinde hakkıyla algı edebilirse, dinde o kadar derinlik kazanmış demektir. Bu lafların ecri sahibi için kalıcıdır, ebediyyen saklanır, asla bitip tükenmez. Sahibi bunlarla Allah Teâlâ’ya yanaşır. Değişik bir dedikoduda ayrıca bu zikirlerin, “ağacın yapraklarını döktüğü gibi günahları döktüğü” bildirilmiştir.2

 

Saîd b. Müseyyeb şöyle demiştir: “el-Bâkiyâtü’s-Sâlihât… Onlar kulun şöyle demesidir: Allâhu ekber, sübhânallah, el-Hamdü lillâh, lâ ilâhe illallâh, lâ havle velâ güce illâ billâh.”3

 

İnsan geçici işleri yaptığında, çalıştığı kadar karşılık alır. O ölçüyü alınca karşılığı bitmiş olur ve yine çalışıp tekerrür kazanması gerekir. Kalıcı ameller için böyle bir hudut çizilmemiştir. Yaptığın işin karşılığını ebedîye kadar alır durursun. Asla bitip tükenmez.

 

İbn Abbas r.a âyette özendirilen kalıcı sâlih amelleri şöyle sıralamıştır: Allah’ın zikri; tebârekallah, estağfirullah, sallallâhu alâ Rasûlillah gibi zikirler, namaz, oruç, hac, sadaka, köle âzâd etmek, cihâd, sıla-i rahim… Başka Bir Deyişle bunun gibi tam hoş ameller. Bunlar cennette gökler ve yer devam ettiği zamanca sahibi için ebediyyen kalacak amellerdir.4

 

Bunlara hoş, laf, beş zaman namaz, gayeler ve istekler de ilave edilir. Çünkü ameller maksatlarla kabul edilir ve Allah’a yükselir. Hâsılı Allah’ın rızâsı taleb edilerek ihlasla yapılan, Allah’a itaat olan her şey bâkî kalan sâlih amellerdendir. Bunların karşılığı aslâ tükenmez. Hatta zamanın geçmesiyle çoğalarak devam eder. Bu da Allah’ın nihayetsiz bir lutfudur.

 

Rasûlullah s.a.v Efendimiz’in sevgili kızını kalıcı amellere manipülasyonunu Hz. Ali’den dinleyelim: “Hz. Fâtıma r.a, babasına âilesinin en sevgili olanı idi. Değirmen çevirdiği için elinde, kırba ile su taşıdığı için boynunda yaralar oluşur, konutun pakliğiyle meşgul olurken de üstü başı toz toprak içinde kalırdı. Bir ara Allah Rasûlü’ne bâzı köleler getirilmişti. Hz. Fâtıma’ya:

 

«–Babana gidip bir hizmetçi istesen!» dedim. O da gitti. Efendimiz’in bâzı kimselerle konuştuğunu görüp geri dönmüş. Ertesi gün Rasûlullah s.a.v Fâtıma’ya gelerek:

 

«–Kızım ihtiyâcın ne idi?» diye sordular. Fâtıma sükût edip yanıt vermedi. Ben araya girip:

 

«–Ben anlatayım ey Allah’ın Rasûlü!» diyerek sorunu arzettim. Rasûlullah s.a.v:

 

“–Ey Fâtıma! Allah’tan kork! Allah’ın farzlarını edâ et! Âilenin işlerini yap! Yatağına girince otuz üç kere «Sübhânallah», otuz üç kere «el-Hamdü lillah», otuz dört kere «Allahu ekber», de! Böylece hepsi surat yapar. Bu senin için hizmetçiden daha hayırlıdır” emrettiler. Hz. Fâtıma:

 

«−Allah’tan ve Allah’ın Rasûlü’nden râzıyım!» dedi. Rasûlullah s.a.v ona hizmetçi vermedi.”5

 

Ali r.a o günden sonra bu zikri hiç ihmâl etmediğini söylerdi. Bunu dinleyen biri ona, yaşamının en güç ânını andırdırarak:

 

“–Sıffîn gecesi de mi okudun?” dedi. Ali r.a:

 

“–Evet, Sıffîn gecesi de okudum” yanıtını verdi. Müslim, Zikr, 80

 

Bu bâkî ameller aynı zamanda insanı cehennem azâbından gözeten birer kalkandır. Ebû Serbesteyre r.a anlatıyor: Birgün Rasûlullah s.a.v:

 

“–Kalkanlarınızı alınız!” emrettiler. Biz:

 

“–Düşman geldi de onlara karşı mı kalkanlarımızı alalım?” diye sorduk. Efendimiz s.a.v:

 

“–Hayır, sizi cehennemden gözetecek kalkanlarınızı alınız: «Sübhânallâhi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber» deyiniz! Bunlar kıyâmet günü kurtarıcı olarak kazanç ve sizi karşılar. Bu laflar bâkî kalacak sâlih amellerdir” emrettiler.6

 

Sözümüzü Hz. Ömer’in duasına “âmîn” diyerek tamamlayalım:

 

“Allah’ım! Dünyayı bize süsledin ve ondan sonrasının dünyadan daha hayırlı olduğunu haber verdin! Bizim kısmetimizi daha hayırlı ve daha kalıcı olan tarafta kıl!”7 Âmîn!

 

Dipnotlar: 1 İbn Atıyye, el-Muharraru’l-vecîz, Katar: Vizâratü’l-Evkâf, 2007, IV, 416. 2 İbn Mâce, Edeb, 56. 3 Muvatta’, Kur’ân, 23. 4 Taberî, Câmi‘u’l-beyân, XVIII, 35. 5 Ebû Dâvûd, Harac, 19-20/2988. Bkz. Buhârî, Ashâbü’n-Nebî, 9, Humus, 6; Nefekât, 6, 7; Deavât, 11. 6 Hâkim, el-Müstedrek, I, 725/1985. 7 İbn-i Ebî Hâtim, Tefsîr, II, 612; Süyûtî, ed-Dürrü’l-mensûr, II, 295.

 

Kaynak: Murat Kaya, Altınoluk Mecmuası – Şubat 2020, Sayı: 408

 

 

ALLAH’IN RIZASINA ULAŞTIRAN SALİH AMELLER

 

 

ALLAH’IN RIZASINA ULAŞTIRAN SALİH AMELLER

 

 

YALNIZCA SALİH AMELLERİN FAYDA VERECEĞİ YER

 

 

YALNIZCA SALİH AMELLERİN FAYDA VERECEĞİ YER

 

 

SALİH AMEL İŞLEYENLERDEN OLABİLMENİN ÖNEMİ VE ERDEMİ

 

 

sizlere IslamıYaşıyorum.com farkıyla sunulmuştur .
Dualar ve Anlamları

Rüya Tabirleri

1 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: