KIYAMET GÜNÜ İNSANLAR NASIL DİRİLTİLECEK?

KIYAMET GÜNÜ İNSANLAR NASIL DİRİLTİLECEK?

KIYAMET GÜNÜ İNSANLAR NASIL DİRİLTİLECEK?

KIYAMET GÜNÜ İNSANLAR NASIL DİRİLTİLECEK?

 

 

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde ahirette insanların yine dirilişini ve insanları nasıl bir sonun beklediğini anlatıyor.

 

 

İbni Abbâs radıyallahu anh şöyle dedi:

 

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, va’z etmek üzere aramızda doğrulup ayağa kalktı ve şöyle emretti:

 

“Ey insanlar! Kuşkusuz ki siz yalınayak, üryan ve sünnetsiz olarak Allah’ın huzuruna bir araya geleceksiniz. ‘İlk kere yoktan var ettiğimiz gibi yine yaratacağız, bu va’dimizdir. Biz gerçekten bunu yapmaya muktediriz.’ Enbiyâ sûresi, 104 Haberiniz olsun! Kıyamet günü insanların ilk giydirileni İbrahim Aleyhisselâm’dır. Haberiniz olsun! Ümmetimden bir ekip kimseler getirilip sol tarafa, Cehennem tarafına sevk edileceklerdir. Ben:

 

– Ey Rabbim! Bunlar benim ashâbım, benim ümmetim, tenim. Bunun üzerine:

 

– Sen, bunların senden sonra ne bid’atler ortaya çıkarıp ne makûsluklar yaptıklarını öğrenmezsin, denir. Bunun üzerine ben, sâlih kul İsâ Aleyhisselâm’ın dediği gibi tenim:

 

“Ben aralarında bulunduğum sürece gidişatlarını korudum; fakat sen beni öldürüp aralarından alınca, onların sorgulayıcısı ve gözetleyeni yalnızca sen oldun. Sen her şeye hakkıyla şâhitsin. Onları cezalandıracaksan kuşkusuz ki onlar senin kullarındır. Şayet onlara affedeceksen, salt eforlu ve hikmet sahibi ancak sensin.” Mâide sûresi, 117-118

 

Bunun üzerine bana şöyle denilir:

 

Gerçekten onlar, sen kendilerinden ufaladığından beri, topukları üzerinde geri dönüp dindarlıktan dinsizliğe yönelmeye devam ettiler.” Buhârî, Enbiyâ 8, Rikâk 45; Müslim, Cennet 58. Ayrıca bk, Tirmizî, Kıyâmet 3; Nesâî, Cenâiz 119

 

Bu hadîs-i şerîf, içinde zikredilen ve ispat olarak getirilen âyet-i kerîmelerden de anlaşıldığı gibi kıyamet günü insanların yine diriltilerek Allah’ın huzurunda bir araya geleceklerini haber vermektedir. Bu diriliş ve yine yaratılış, insanın ilk yaratıldığı, annesinden doğduğu biçimde olacaktır. Onlar cisimlerinden, vücutlarından hiçbir şey kaybetmemiş olarak yine yaşama döndürüleceklerdir. Allah Teâlâ’nın va’di böyledir. O’nun her va’di her lafı haktır, kesinlikle gerçekleşecektir.

 

 

AHİRETTE İLK GİYSİ GİYDİRİLECEK OLAN ŞAHIS

 

 

Peygamber Efendimiz, kıyamet gününde ilk giydirilecek bireyin İbrahim Aleyhisselâm olacağını haber vermektedir. Bundan, tam hakikatini de kavramaktayız. İlk kere İbrahim Aleyhisselâm’ın giydirilmesinin nedeni, onun fukaraları ilk giydiren veya ateşe atıldığı zaman, Allah’ın rızası için kıyafeti ceddilerek ilk üryan kalan şahıs olmasındandır. İlk kere Hz. İbrahim sünnet olduğu ve sünnet mahalli açıldığı için, ilk tesettür ödülünün ona verileceği de söylenmiştir.

 

Bu mevzuda muhtelif ve değişik rivâyetler de bulunmaktadır. Peygamberimiz bir hadislerinde: “İnsanlar diriltildikleri zaman mezarından ilk çıkacak olan benim” emrederler. Bunun devamındaki bir hadislerinde ise: “Cennet giysilerinden bir giysi giyerim, sonra arşın sağ tarafında ayakta dururum. O esnada bu makamda, Allah’ın yarattıklarından benden başka hiç kimse yoktur” Tirmizî, Menâkıb 1 buyurmaktadır.

 

Peygamberimiz’in kıyafeti ve vefat anında üzerinde bulunan gömleği ile defnolunduğunu belirten bir dedikodudan hareketle bk. Ebû Dâvûd, Cenâiz 34; İbni Mâce, Cenâiz 11; Muhammed eş-Şâmî, Sübülü’l-hüdâ, XII, 327, kıyamet gününde mezarından kıyafetiyle kalkıp çıkacağını söyleyen âlimler olmuştur. Ancak bu dedikodular ispat alınmaya uygun ve sağlıklı hadisler olarak kabul edilmemiştir. Ayrıca bk. 787 no’lu hadis ve söylemesi. İslâm bilginlerinin söylediğine göre, nebîlerle velîler yalın ayak ve üryan bir gidişatta mezarlarından kalkacaklar, fakat mahrem yerlerini kimse görmeden kefenlerini giyeceklerdir. Peygamberlerin ününe bunun lâyık olduğu ifade edilir.

 

Hesap gününde insanlar, dünyadaki inançları ve amellerine göre parçalayacak, ya ödül yeri olan Cennet’e veya ceza mahalli olan cehenneme sevkedileceklerdir. Cennet iyiler yurdu, Cehennem de isyankâr, itaatsiz ve günahkârların yeridir.

 

 

PEYGAMBERİMİZİN ÜMMETİNE DÜŞKÜNLÜĞÜ

 

 

Peygamberimiz, ümmetinden kimilerinin Cehennem’e sevkedildiklerini görünce, onlara olan düşkünlüğü ve acımayı nedeniyle, Cenab-ı Hakk’a dilenir ve onların kendi ashabından, kendi ümmetinden olduğunu söyler. Ancak kendisine verilen yanıtta, Cehennem’e sevkedilen bu bireylerin, kendisinin ümmetinden olma niteliğini taşımadıkları, dinden olmayan ve kendilerini İslâm dairesi dışına çıkaran işler yaptıkları, bid’atler işledikleri, günahlara daldıkları, bu nedenle de Cehennem’i hakettikleri anımsatılır. Tam bu negatif tavırlarıyla bu bireyler, Kur’an ve Sünnet çizgisinden ufalamış, Peygamber-i Zîşân’ın yolunu ve izini takib etmemiş, sapıklar ya da isyankârlar grubuna katılmışlardır. Hadisteki “ashâbım” lafzına bakarak, bu bireylerin Peygamber Efendimiz’in ölümünden sonra, Hz. Ebûbekir’in halifeliği zamanında irtidad edip dinden dönen bedevîler olduğu söylenebilir; yahut daha geniş anlamda ümmet hedeflenerek, sonraki yüzyıllarda İslâm’dan parçalayan veya sapıklığa düşenlerin herbiri veya ümmetin içindeki münafıklar maksat alınmış olabilir. Hattâbî, sahâbe-i kirâmdan olup da irtidad eden ve o biçimde can veren kimse bulunmadığını yalnızca bedevîlerden birtakım beyinsizlerin dinden döndüğünü söyler.

 

Peygamber Efendimiz, Allah Teâlâ’nın huzurunda kendini müdafaa eder ve Kur’ân-ı Kerîm’de de zikredilen, İsa Aleyhisselâm’ın söylediği ifadeleri anar. Ancak, ümmetinden birtakımlarının onun vefatından sonra nasıl dinden uzaklaştıkları ve İslâm’ı terkedip ridde ehlinden oldukları tekerrür anımsatılır. Bu vaziyette onların şefâata nâil olmayacakları da anlatılmış olur. Kâdî İyâz, bunların bir kısmının büyük günah işleyen âsîler, öbürlerinin de küfre dönenler olmak üzere iki sınıf olduğunu söyler.

 

Netice itibariyle, Kur’an – Sünnet çizgisi ve sınırları dışına çıkmak, Peygamber’in yolundan ve izinden ufalamak insanı ya isyankâr olarak veya iman dairesinin dışına çıkmak suretiyle kâfir olarak Allah’ın huzuruna götürür. Her iki halde de netice pişmanlıktan ibaret olur.

 

 

HADİSTEN ÖĞRENDİKLERİMİZ

 

 

1. Kıyamet ve daha sonra ikinci yaşam, haktır. İnsanlar ilk halleri ile ve tam unsurları ile yine yaratılacaklardır. Herkes ameline göre hesaba çekilecek ve yaptığının karşılığını görecektir.

 

2. Allah’ın dinini değiştiren ve ona itikâdî, amelî bid’atlar sokanlar, Cehennem çilesiyle cezalandırılacaklardır. Bunlardan küfre düşenler ebediyyen Cehennem’de kalacak, günahkâr âsîler ise, kabahatleri ölçüsünce ceza görüp sonra cehennemden çıkarılacaklardır.

 

3. Sünnetiyle amel edip ona sımsıkı sarılmadıkça, bir kimsenin yalnızca Peygamber’in ümmetinden olduğunu söylemesi veya ümmetin içinde yaşaması onun kurtuluşunu sağlamaz.

 

Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

 

 

YİNE DİRİLİŞ NASIL OLACAK?

 

 

YENİDEN DİRİLİŞ NASIL OLACAK?

 

 

KIYAMET GÜNÜ HAŞR NASIL OLACAKTIR?

 

 

sizlere IslamıYaşıyorum.com farkıyla sunulmuştur .
Dualar ve Anlamları

Rüya Tabirleri

Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: